Kurmes Dernegi Resmi Web Sitesi

Hasankeyf'te 'korsan baraja' dava

 hasankeyf3

AKP iktidarı, Mezopotamya kültürünün en değerli doğa ve kültür mirası olan Hasankeyf'in sular altında kalması için süreci hızlandırdı. 12 bin yıllık tarihi Hasankeyf ve Dicle Vadisi'nin ölüm fermanı olan Ilısu Baraj inşaatı Cengiz-Nurol ortak girişimine verdi. Son 15 yılda yapımı iki defa engellenen baraj inşaatının ihalesiz bir şekilde verilmesi, avukatlar tarafından "korsan iş" olarak tanımlayıp dava açmaya hazırlanıyorlar.

İşin ilk ayağı için gerekli olan 1.1 milyar Euro civarındaki krediyi Akbank, Garanti ve Halk Bankaları sağladı. Krediyi Hazine aldı ve iş ilerledikçe inşaatı gerçekleştirecek olan Cengiz İnşaat ve Nurol ortak girişimine verecek. Akbank ve Garanti Almanya, Avusturya ve İsviçre'nin başını çektiği ikinci Ilısu girişiminde yer alan bankalar arasındaydılar. Her biri 375 milyon Euro civarında kredi taahhüt etti. Her birinin hesabından 90'ar milyon Euro çekilip kullanıldı bile.

İHALESİZ BARAJ FORMÜLÜ

AKP hükümeti, daha önce Almanya, Avusturya ve İsviçre tarafından verilen kredilerle işin yapılacağını söylemiş ve "devletten devlete krediyle yapılan işlerde ihale zorunluluğu yoktur" denmişti. Ancak, Almanya, Avusturya ve İsviçre, Türkiye 153 şartı yerine getiremediği için kredi desteği sağlamaktan vazgeçmişti. Devletlerin aradan çekilmesiyle "ihale zorunluluğu" doğdu ancak AKP, bu zorunluluğa uymadı.

Şimdi tüm yetki, Çevre Bakanlığı'nda. Bakanlığa göre "proje dış kredili ve dış kredili işlerde ihaleye gerek yok." Ancak ihale kanununda böyle bir madde bulunmuyor. Cengiz-Nurol ortak girişimi işi devam ettirirken, hükümet hangi yasaya dayanarak ihaleyi bu firmalara verdiğini açıklamadı. Ayrıca, inşaat için Hazine 1.1 milyar Euro borca sokuldu. AKP'nin bu borcu nasıl kapatacağı da merak ediliyor.

ETHA ajansının haberine göre Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi sözcüsü Diren Özkan, Diyarbakır Yerel Gündem 21 Proje Genel Sekreterliği'nin, Çevre ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Barajlar ve HES Dairesi Başkanlığı'na, 31 Ağustos 2009 tarihinde gönderdiği yazıda, "...Dış finansman sağlanamadığından bu ihalenin iptal edilip yeniden yapılması gerekmiyor mu? ...Dış kredi umudu tükenmesine rağmen hala barajın yapımında ısrar ediliyor; bu durumda Ilısu Barajı işinin yeniden ihale edilmesi gerekmiyor mu?" sorularına yazılı olarak yanıt istediğini belirtti.

DSİ Genel Müdürlüğü Barajlar ve HES Dairesi Başkanı Ergün Üzücek, genel müdür adına gönderdiği yanıtta, "Birinci ve ikinci sorularınızda yer alan kredi anlaşmalarının iptal edilmesi neticesinde konsorsiyumlarla yapılan sözleşmelerin de buna paralel olarak geçersiz olduğu ifadesi doğru değildir. Kredi anlaşmalarının iptal olmasına karşın inşaat yapım sözleşmesinin geçerliliği halen devam etmektedir" dedi.

Hükümetin baraj inşaatını bir grup özel şirkete ihalesiz vermesinin yanı sıra finansman açığını kapatmak için bir devlet bankasını devreye sokması da tartışma konusu oldu. AKP, Halk Bankası'nı devreye sokarak üç Avrupa ülkesinin çekilmesiyle oluşan boşluğu doldurdu. Halk Bankası'nın 350 milyon Euro civarında bir kredi tahsis ettiği belirtiliyor.

GİRİŞİM DAVA AÇMAYA HAZIRLANIYOR

Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi ile süreci takip eden Avukat Vecdet Dikan, uluslararası kredi kuruluşları ve devletlerin aradan çekilmesiyle işin ihalesiz olarak sürdürülmesinin hukuk dışı olduğunu belirtti. Dikan, "Şu anda, müteahhitler de devlet de korsan iş yapıyor. Yasalara aykırı bir şekilde devasa büyüklükteki bir proje Cengiz-Nurol Ortak Girişimi'ne verilmiş durumda" dedi.

İnşaatın ihalesiz olarak verilmesinin hukuk dışı olmasının yanında rekabet ilkesine de aykırı olduğunu belirten Dikan, "Her şey ihalesiz, ilkesiz yürütülüyor, devlet kamuoyunu uyutarak, yanıltarak bütün dünyanın gözleri önünde atıl bir baraj inşaatının yapımını yasa dışı bir şekilde bu firmalara verdi" diye konuştu.

Avukat Dikan, projeyle birlikte Dicle ve Fırat nehirlerinin çamur gölüne dönüşeceğine dikkat çekti, 45 yıllık ömrü olan projeden vazgeçilmesi ve alternatif enerji kaynaklarına yönelinmesi gerektiğini belirtti. Dikan, hükümetin kendi halkına böylesine atıl bir projeyi nasıl reva gördüğüne şaşırdığını belirtti.

Avukat Dikan, yasal süreci incelediklerini ve yakın zamanda yürütmeyi durdurma ve işi durdurma davaları açacaklarını söyledi.

ANF NEWS AGENCY