Kurmes Dernegi Resmi Web Sitesi

 Haberler

 Demirtaş: BDP müthiş bir başarı kazandı

 31031417263227BDP Amed İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen BDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, 30 Mart yerel seçimleri hakkında açıklamalarda bulundu. Şu ana kadar 103 il, ilçe ve beldede BDP'nin seçimi kazandığını belirten Demirtaş, BDP'nin müthiş bir başarı kazandığını söyledi. Demirtaş, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak'ın Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlığına seçilmesi ardından Olağanüstü Kongre'ye gideceklerini belirterek, belediyelerde ana dilde eğitim, sağlık, kitap basılması gibi bütün imkanları kullanacaklarını sözlerine ekledi.

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Amed İl Binası'nda yerel seçim sonuçlarına ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Yerel seçimlerde çok uzun süre tartışılacak bir dönemi yaşadıklarını belirten Demirtaş, "Sonuçlar şunu gösterdi ki Türkiye'de çok keskin bir kamplaşma var. Yerel belediyeciliğin tartışılması gereken bir seçim yaşamalıydık. Doğrudan genel seçim havasında bir seçim yaşadık. Ortadoğu'yu bile etkileyecek bir seçim kampanyası yürüttük. Haziran Gezi direnişi, 17 Aralık, tapeler, kayıtlar bütün seçim kampanyalarını etkiledi" dedi.

ÇOK DAHA FAZLA BAŞARI ELDE ETME POTANSİYELİMİZ VARDI

Seçimler öncesinde BDP olarak seçmenlerin yüzde 80'ine ulaştıklarını kaydeden Demirtaş, "Çok daha büyük başarılar elde etme potansiyelimiz vardı. Medya desteği asla BDP’den yana değildi. Bariz bir ayrımcılık yaşadık. Anadolu Ajansı ve TRT özellikle ambargo uyguladı. 0 dakika BDP propagandası yaptılar. Sosyal medya ağır bir darbe aldı. Çok sayıda arkadaşımız da tutukluydu" şeklinde konuştu.

BDP VE HDP ÇATISI ALTINDA BÜYÜK BAŞARI ELDE EDİLDİ

Yerel seçimlerde büyük bir başarı elde ettiklerini ve bunun belki de tek kazananın kadınlar olduğunu belirten Demirtaş, BDP ve HDP çatısı altında büyü bir başarı elde ettiklerini söyledi. Kadınların önemli bir model olarak siyasi hayata girdiklerini kaydeden Demirtaş, "Her yerde bir kadın belediye başkanı var. Bu sonuç seçimin sonuçlarından çok daha kıymetli bir sonuçtu diyebiliriz. Seçim kampanyası süresinde Başbakan başta olmak üzere müthiş ötekileştirici, ayrımcılaştırıcı bir dil kullanıldı.

Seçime giriyoruz savaşa girmiyoruz dedik, nihayetinde de ortaya çıktı. İlkesiz, belden aşağı siyaset içinde olmadık. BDP olarak AKP ile yarıştığımız her yerde AKP'yi gerilettik, bu çok önemlidir. Belediye sayımızı artırdık. Bu sonucu elde etmek kolay değildi, BDP bunu başardı. Bizler eksik kaldığımız düşük oy aldığımız yerel yönetimleri kaybettiğimiz yerler için araştırmamızı yapacağız. Halkın organik bir aklı vardır. Herkesin halkın iradesine saygı göstermesi lazımdır" dedi.

ANADİLDE EĞİTİM İÇİN ADIM ATACAĞIZ

Yerel yönetimlerde anadilde eğitimden sağlığa ve kitap basımına kadar adımlar atacaklarını belirten Demirtaş, "Verdiğimiz bütün sözlerin arkasındayız. Elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Yerel seçimler aslından genel seçimlerin bir provası gibi oldu. Mümkündür ki genel seçim erkene alınabilir. Her ne olursa olsun hedefe bloke olarak daha kapsamlı olarak çalışacağız. Genel seçimlerde çok daha büyük bir başarı elde edeceğimizi tahmin ediyoruz. Bu seçimde BDP-HDP çok büyük başarı sağlamıştır. Bu sonuçlar kolay elde edilmiyor. Bir muhalefet, bir halk hareketi olarak bu sonucu ortaya koymak kolay değil, Kadın arkadaşlarımız büyük çaba sarf ettiler.

Genç arkadaşlarımız mutfakta isimsiz kahramanlarımız olarak çalıştılar. En ufak bir hükümet desteği yoktu, devlet desteği yoktu ama kösteği de yoktu bunu da belirteyim. Alnımızın akıyla çıktık, etkili sonuçlar aldık. Cezaevlerindeki arkadaşlarımız oylarını vererek destek oldular. Bu seçimin ortaya çıkan başarısı küçümsenecek bir başarı değil. Uzun yıllardır çalışma yaptığımız yerlerde belediye kazandık. Kaybettiğimiz yerde de kazandığımız yerde de halkın iradesine saygı duyuyoruz. TRT'den ajanslara kadar devlet kurumları sınıfta kalmıştır. AKP’nin oylarını artırması, seçimi kazanması uçlarını, günahlarını temizlemez, suçlamaları ortadan kaldırmaz" şeklinde konuştu.

HIRSIZLIĞIN HESABI SORULACAKTIR

AKP'nin oylarının arttırmasının nedeninin AKP karşıtlığından başka bir vasıf olmayan cenahın olduğunu kaydeden Demirtaş, "kasetler yerine halka bel bağlansa daha iyi sonuç alınırdı. Halk hırsıza sahip çıkar diye bir şey yok. Hırsızlığın hesabı sorulacaktır, bunu seçmen de istiyor. Kapsamlı değerlendirmeler yapacağız. Hırsızlıkla mücadele etmek için çalışmak lazım" dedi.

BDP'nin 103 belediye kazandığını belirten Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "103 belediyemizde BDP yetki kazandı. Birkaç ilde oy düşüklüğümüz var ama buralarda katılım da az bu yerlerde. Bu da bir mesajdır bizim için. Sorgulamamız lazımdır. BDP müthiş bir zafer kazandı. Batıdaki oylarımızın yeterince sandığa yansımadığını düşünüyoruz, araştıracağız. Başarı var ama daha büyük başarı elde edebilirdik.  Seçim sonuçlarından sonra çözüm sürecini pozitif ilerlemesi AKP'nin atacağı pratik adımlara bağlıdır.

Koşullar çözüm sürecini ilerletmek için uygun tabii şu anda. Bazı yerlerde belediyemiz el değiştirdi diye halkımızı yalnız bırakacak değiliz. Biz Ceylanpınar’da çok güçlüyüz, teşkilatımız çok güçlü. Belediye kaybedilince ortadan yok olmuyoruz. Bizim parti olarak iç potansiyelimiz çok büyüktür. Gerek tutuklanmalar, gerek maddi zorluklardan dolayı potansiyelimizi ortaya çıkarmada zorlandık. HDP-CHP görüşmeleri vardı. Bu da bir şanstı aslında ama CHP ilkeli bir ittifakı deneyip kendi ulusalcı unsurlardan arınıp demokratik bir birlik seçmek yerine daha ilkesiz bir ittifak seçti. Bunun da kayıplarda payı var.

OLAĞANÜSTÜ KONGREYE GİDİLECEK

Demirtaş, yerel yönetimlerde anadilde eğitim, sağlık ve kitap basılması gibi bütün imkanları kullanacaklarını ve bunların hepsinin demokratik özerklik dedikleri demokrasinin bir parçası olduğunu söyledi.

Demirtaş, gazetecilerin sorusu üzerine, Eş Genel Başkan Gültan Kışanak'ın Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı seçilmesi sonrasında, BDP'de Olağanüstü Kongre'ye gideceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak:ANF

 Dernek

 

YÖNETİM KURULU TOPLANTISINA ÇAĞRI

Değerli Arkadaşlar,

İş bu yazımızla sizleri,

3. Mayis 2014 Cumartesi günü saat 15.00 de
Zwischen den Wegen 11
63820 Elsenfeld

Mittenberg ve Çevresi Alevi Cemevi de yapacağimiz

Dernek Yönetim Kurulu toplantısına davet ediyorum.

Gündem Maddeleri:

• Açılış ve selamlama
• QUNCIK/ AĞBABA HEYKELİ ve 7. KURMEŞ ŞENLİĞİ nin ön
  çalışmaların değerlendirilmesi ve Şenlik programının tespiti
• Hızır Lokması kampayasının gidişat ve değerlendirilmesi
• Dernek Üyelik aidatlarının çekimi
• Diğer konular

Arkadaşların toplantıya zamanında ve hazırlıklı olarak gelmeleri önemle rica olunur.
Toplantı ilgi duyan tüm üyelerimiz ve köylülerimize açıktır.

Kurmeş Derneği
Yönetim Kurulu adına
Başkan Mehmet Yılmaz

Kurmeş Derneği – Kurmeş Der.e.V. Ida-Kerkovius-weg 4 - 70569 Stuttgart
IBAN: DE66 5105 0015 0116 7999 82, BIC: NASSDE55XXX

 Köyümüz

10001499 10152271950149311 1774130572 n

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Meclis üyeliğine seçilmiş köylümüz Erhan Aslaner le yaptığım söyleyişi sizlerle paylaşmak istiyorum. M.Yılmaz KURMES DERNEK BASKANI.

Erhan, seçildiğin belediye meclisi üyesi görevin için seni tebrik ediyor. Kendini nasıl hissediyorsun?


Teşekkür ederim. Gelek Spaz.
Ben hem Küçükçekmece Belediyesi Meclisi'ne, hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine üye olarak seçildim. İlçe Belediyesinde İmar Komisyonunda, Büyükşehir Belediyesinde Temel Haklar komisyonunda partim adına çalışacağım.
Belediye Meclisleri şehrin yasama organları olup, şehrin belediye hizmetleri ile ilgili tüm kararları alır. Belediye encümeni belediye meclisi içinden seçilir ve yürütme/icra organıdır. Büyükşehirde 11, ilçede Üç kişilik olup kazanan partiden seçilir. Şehrin hükümetidir. Meclis üyeliği ve encümen üyeliği çoğu zaman karıştırıldığı için bu açıklamayı yapma gereği duydum.
İstanbul 15 Milyona yakın nüfusu ve 10 milyonu aşan seçmeni ile 15 Avrupa ülkesinden, Danimarka, Portekiz, Yunanistan, İsveç , Avusturya, İsviçre gibi ülkelerden büyük bir metropol. Benim ilçem olan Küçükçekmece 850.000 nüfusu ve 520.000 seçmeni ile yanlış hatırlamıyorsam, Anadolu'daki 55 şehirden(İlden) daha büyük bir ilçe. İlçeye 3. Sırada, Büyükşehir'e de 6. Sırada seçilmem adıma bir başarı sayılabilir ama belediye başkanlığını, ilçede %1.5'lik (AKP %41,5 ve CHP %40) ufak bir fark ile kazanamadığımız için sevinemedik.

CHP'den aday olarak girmen bazı köylülerimizin tepkisini almışındır. Buna anlayış gösteriyor musun?


Tabi ki anlayış gösteriyorum. Hatta tepkilerini bana iletenleri samimi buldum ve sevindim. Tepkilerine ve eleştirilerine karşılık açıklamalar yapmaya çalıştım. Mesele buna güzel bir örnek Ali Düzyar'dı. Hem eleştirdi hem de desteğini nazik bir dille iletti. Hakarete varmadığı sürece tüm tepkilere açığım ve bunları memnuniyetle karşılarım. Eleştirileri faydalı bulurum. Barika-i hakikat, müsadame-i efkardan doğar diye söz vardır. Geçeğin kıvılcımı fikirlerin çatışmasından doğar anlamındadır. Dolayısıyla karşı görüşler ve tartışmalar gelişmek ve doğruyu bulmak için zorunludur.
Siyasi çalışmalarımızda, parti içinde temel hareket tarzı karşındakini dinlemektir. Parti okulunda üyelere yoğunluklu olarak bu öğretilir. Bu anlamda bende herkesi dinlemeye hazırım. İlçe örgütümüze gelip bizi yerden yere vuran çok vatandaşa rastladım. Ancak eleştiri yaptı diye kimse bizden tepki görmedi, dinledik. Basında ve kamuoyunda en rahat ve en çok eleştirilen parti biziz. Bu bizim temel özelliğimizdir. Başka hiçbir partide böyle bir özellik yoktur. Bu anlamda ben ve partim eleştirilmek için doğru adresiz.
Tabi bizim bulunduğumuz koşullar ile sizin bulunduğunuz koşullar oldukça farklı. Dolayısıyla yaşamda farklı pozisyonlar almamız doğaldır. Birbirimizi anlamakta belki de zorlanabiliriz ama birbirimizi anlama çabasını her daim göstermeliyiz. Hayata ve birbirimize paketlemiş doğrularımızla bakmamalıyız. Her zaman yanılma ihtimalini düşünmeliyiz. İnsanların toptan doğru ve toptan yanlış olması mümkün değildir. Hepimizin yanlışları doğruları vardır. Köylülerimin bir takım tepkilerine rağmen kahir çoğunluğun seçilmeme sevindiğini ve bu sevincini çevresindekiler ile bir şekilde paylaştığını tahmin ediyorum. Ama burada bir üzüntümü de paylaşmak isterim. Seçim sürecinde destek açıklamasını umduğum birkaç kişiden hiç ses çıkmamasının bende hayal kırıklığı yarattığını belirtmek istiyorum. Medeni ilişki ve davranışlar bence siyasetin üstündedir. Siyaseten farklı düşünsekte en azında nezaketen bu yapılabilirdi. Bunu sahada karşılaştığımız karşıt siyasi görüşteki insanlar dahi yaptı. Ama umduğum bazı insanlar yapmadı.

Köylülerimiz de bir çok alanda başarılı olmuş şahsiyetlere sahibiz. Bugüne kadar sizin yer aldığınız milyonluk bir şehirde Meclis Üyeliğini seçilmiş bir şahsiyet tanımıyorum. Duygularınızı alabilir miyim?


Yukarıda belirttiğim gibi belediye başkanlığını kazanmadığımız için kişisel olarak seçilmeye fazla sevinmedim. Ancak belediye başkanı ile aynı kapıdan İstanbul Büyükşehir Belediye binasına ilk giren ilk Kurmeşli olmak, İstanbul ile ilgili kararlarda söz sahibi olmak güzel. Kurmeşli olduğumu seçim broşürümde gururla ve özgüvenle yazdım. Kendimle, kökenlerimle barışık bir insanım. Bunu hiçbir zaman da gizleme gereği duymadım. Ailemde; dedem Güzel, büyük amcam Hıdır(Mıde), Babam Zeynel, amcaoğullarım Hasan ve bir zaman Güzel abim siyasetle haşır neşir insanlardı. Ben de tarzım farklı olsa da, kendimi bu geleneğin devamı olarak görüyorum. Meclis üyelik formuna baba hanesine, babamın adını yazarken çok duygulandığımı belirtmek istiyorum. Seçilmekle onun manevi vasiyetini de yerine getirmiş oldum. Babam siyaseti şevkle yapan ve bu konuda benden beklentisi olan bir insandı. Alt yapısı olsaydı ve koşulları elverseydi eminim o da farklı yerlerde olabilirdi.

İnsanlarımıza bir Meclis Üyesi olarak anlatacakların var mı?


Ben sosyal belediyecilik anlayışı ile çalışacağım. Her zaman halkın yanında ve ulaşılabilir olacağım. Beni yakında tanıyanlar bilir. Radikal bir insan değilim. Büyük ve keskin laflar etmeyi sevmem. Yaşam biçimim, ekonomik durumum ile siyaset tarzım birbirine uyumludur. Kapasitemle orantılı işlere girişmeyi ve çalışmayı severim. İddialı ve büyük projelerden çok uygulanabilir projeler ile ortaya çıkacağım. Yapacağım çalışmaları sosyal medyadan ve elverdiği ölçüde başka iletişim araçları ile paylaşacağım. Tabi biz şu anda muhalefette olduğumuz için proje uygulama şansımız yok ama uygulanmasa dahi alternatif proje çalışmalarımız olacaktır. Bu dönem yapıcı ve agresif bir muhalefet yapacağız. Belediyenin yaptıklarını halka anlatacağız. Gelecek seçimlerde İstanbul'u yönetecekmişiz gibi hazırlanacağız. Mevcut iktidar partisinin İstanbul'da tek alternatifi biziz.
Almanya'daki köylülerime ve özellikle genç kardeşlerime politikaya ilgi göstermelerini bu vesile ile tavsiye ederim. Sosyal Demokrasinin okulu ve amiral gemisi olan Alman Sosyal Demokrat Partisi'nde siyaset yapmaya çağırıyorum. Alman Sosyal Demokrat partisinde siyaset yapmak büyük bir şans ve bu şansa Almanya'da yaşayanlar sahip. Bu şansı kullanmanızı tavsiye ederim.
Buradaki köylülerime ve hemşerilerime de yakın oldukları siyasi partilere üye olmalarını(gönül ister benimle) ve sorumluluk almalarını tavsiye ederim. Köylülerim siyasi olarak aktif görünüyorlar ama siyasi partilere üyelik konusunda oran hayli düşük. Onlarında bir şekilde sorumluluk ve inisiyatif almalarını isterim.

Benimle bu söyleşiyi yaptığın için sana teşekkür ederim ve çalışmalarında başarılar dilerim.


Ben teşekkür ederim. İlgili herkesin görüş ve önerilerine açığım. İlginç proje önerileri geldiği takdirde bunları meclise taşımaya hazırım. Özellikle Almanya'daki Belediyelerin hoşa giden, insanların hayatını kolaylaştıran, keşke bu uygulama bizim ülkemizde de olsaydı dediğiniz uygulamaları bana aktarmanızı bekliyorum. Bu konuda herkesi dinlemeye ve gereğini yapmaya hazırım. Sevgi ve saygılarımla...

 Kültür & Sanat

Paris Cinema du Reel Film Festivalinde Aldığı Ödülü redetti,

9bac79a6-fffa-40a7-9afe-055cdc0d4698Yönetmenliğini yaptığım film ‘He Bu Tune Bu’ (Bir Varmış Bir Yokmuş) festivalinizde değerli bir ödüle layık görülmüştür. Bir sinemacı için tatbiki ödüllendirilmek gurur verici ve teşvik edici bir olaydır. Ancak üzülerek belirtiyorum ki bu ödülü kabul edemeyeceğim. Hepinizin bildiği gibi geçen yıl Avrupa’nın göbeğinde, Paris’te, şehrin ortasında üç siyasetçi Kürt kadını güpegündüz vahşi bir şekilde katledildiler. Dünyanın en güvenli bölgesi olarak bilinen Avrupa maalesef bu üç devrimci kadına mezar oldu. Bu katliamın üzerinden uzun vakit geçmesine rağmen Avrupa hükümetleri ve yargı kurumları maalesef yeterli bir duyarlılık gösterip olayı hala aydınlatmadılar. Avrupa ve özellikle Fransız hükümetinin bu sessizliği ve duyarsızlığı Fransız istihbaratının ve dolayısıyla hükümetinin bu olayın üstünü örtmeye çalıştığı izlenimi vermektedir. Bu olay ile birlikte, Kürtler ve ezilen diğer halklar açısından, Avrupa’nın demokratik, adil ve hümanist değerleri anlam yitimine uğramıştır. Avrupa’nın aydınları, sanatçıları, siyasetçileri bu olaya karşı yeterince ses çıkarmayarak üzerlerine düşen sorumluluklardan kaçınmışlardır. 

Vicdanımın sesini dinleyerek aldığım bu kararla, özelde Fransız Hükümetine, genelde Avrupa Birliğine, bu cinayete karşı tutumlarını protesto etmek ve Avrupa kamuoyunu duyarlı olmaya davet etmek istedim. Bu karar, uzun yıllardır büyük bir emek ile sürdürülen festival ve değerli çalışanlarına karşı alınmış bir karar değildir. 
 
Çalışmalarınızda başarılar dilerim. 
 
Yönetmen Kazim Öz
Filmin fragmanını aşağıdaki linkte izleyebilirsiniz


mitgliedgazetekurmessteine

Etkinliklerimizden Haber & Fotoğraflar

Duyuru & Ilanlar

 

02.jpg
resim 541.jpg

wedding

ESNAFLAR
ESNAFLAR
ESNAFLAR
ESNAFLAR

YAZARLAR

64Mehmet Yilmaz
67
Ali-Ekber Aslaner
68
Haydar Uc
azizoz
Aziz Öz
 haydaraslan
Haydar Aslan
polatdurmus 
Polat Durmus
 75
Ayfer Ber
 
hidirgueneri
Hidir Güneri
71 
Ismet Bangus
74
Hasan Aslan
 default
Iskender Imak
63
Ehmed Pelda
72
Ferhat Tunc
 
76
Ergin Doğru
 
70
Haydar Işık
 
65
Ali-Haydar Gürbüz