Kurmes Dernegi Resmi Web Sitesi

"Hizmetinizdeyim" Beğim..

"Hizmetinizdeyim" Beğim..

Cz4-d CXUAETosfBaşkalarının eğemenliği altında yaşamak için yetiştirilen bir toplumun en bariz örneği "Kürtler" olsa gerek,kendilerini Türk,Arap,Acem ve Suriye'lilerin etkisinden, baskısından eğemenliklerinden kurtaramayan ve kendi ülkeleri için bir türlü birleşemeyen bir acayip halk...


Sömürgeci sistemle birlikte kendi partilerine boyun eğen liderlerine körü körüne tapan bir toplumdan bahsediyorum ve bu toplum eğemen ulusun göstermelik demokratik yasaları tarafından sistemli olarak böyle yetiştiriliyor, kendilerini asla korumayan yasalarla,yada dini inançlarla, bunlar etki etmediğinde ise kendi gizli güçleri tarafından kurulan örgütlerle boyun eğdirilen kandırılan oyalanan ve boş umutların peşine koşturulan bir toplum..Yasaların, din ve siyasal partilerin etki etmediği anlarda da toplumu daha da küçük parçalara bölerek aralarına derin çelişkiler katarak güçsüz çaresiz bırakılan  efendisine hizmetkar bir toplum..


En küçük toplumsal örgütlenmeyi kendileri için tehlikeli gören "Despot Faşist İktidarlar" veya devlet biçimleri kendi gizli güçleri vasıtasıyla bu örgütlenmeleri emelleri içinde kullanabilmaktedirler.İhtiyaç duyduklarında bazen "Terörist" bazende "Dost Müttefik" olarak topluma taşımaktadırlar çünkü eğemen güçler için bu oluşumlar demokrasiye ihtiyaç duyulduğunda kullanılabilecek en güçlü silahlarıdır..


Eski çağlarda zalim krallıklar geldiğinde halk "Tanrı bize kızmış ki bunları başımıza getirmiş" derlerdi yani onların gelişi dahi gökteki Tanrıların işi gibi görülürdü çünkü toplum öyle yetiştirilmiş ve Tanrılarla korkutulmuştur. Ve ne yazık ki bugünde hala bu korku etkisini devam ettirmektedir insanlar çaresiz anlarında ellerini açıp gökteki Tanrılardan medet ummaktadırlar oysa daha bugüne kadar bir Tanrı gökte yere inipte halkın sorunlarıyla uğraşmış hiçbir yaraya melhem olmuş değildir..


Bir söz vardır derler ya; "Özgürlük her iklimde yetişen bir meyve değildir"Bu söylemin tekabül ettiği tek ülke Kürdistan olsa gerek burada bu meyve bir türlü yetiştirilemedi, mevsimin kış veya yaz olması bir önem taşımadı,özgürlüğün çığlığının herbir köşesinde duyulduğu fakat toprağa derinden kök salmış bir ağacın baharda dahi yeşillenmemesi dallanmaması çiçeklenmemesi gibi öylesine çıplak kalmış hali olsa gerek özgürlük..


Kendi bahçemizin tarlamızın sahibi olmak istiyorsak öncelikle kendi ülkemizin de sahibi olmalıyız,kendi dilimizin inancımızın kültürlerimizin sahibi olmak istiyorsak ülkemizinde sahibi olmalıyız,eğemen güçlerin bizlere uyguladıkları haksızlıklara karşı gelemiyorsak bu bizim kendi aramızda yeterince sevgi köprüleri kuramamış olmamızdandır,güven tünelleri ve üzerinde yürüyeceğimiz birlik yollarımızı başarmamış olmamızdandır bu nedenle halkımız sürekli eğemenlerden medet umar hale getirtilmiştir sistemli bir eğitme olan hizmetkarlık bu nedenle halkımıza dayatılmış ve bu haliyle yüzyıllara varacak bir devamlılıkla yürütülecektir.


İnsan Hakları ve Demokrasi baskı altında yaşayan halkların eğemen güçlere hizmetini kusursuz yerine getirme aracıdır buna göre eğemenlerin ihtiyaç duydukları anda vitesi büyütüp küçültme ve umut tacirliğinden başka birşey değildir..Demokrasi dedikleri şey çıkarlarına ters gelindiğinde  silgi darbesiyle tahtadan silinen bir kelimeden ibarettir. Halkın seçtiklerini hapse atmak, düşüncelerini yazıp çizenleri tutuklamak görevlerinden almak, haklarını arayanları işten atmak grev haklarını ellerinden almak ve bütün bu uygulamalara karşın hala demokrasi havarisi kesilmek ne kadar gerçekçi olabilir ki? veya kim inanır buna?


Bu durumda şu soru aklımıza gelebilir "Peki hangi yönetim biçimi en iyisidir"?


Bu sorunun cevabını insanlık uzun yıllar aramış bir çok yönetim biçimi geliştirmiş uygulamış denemiş ama hala bir cevap bulamamıştır şu anda dünyamızdaki mevcut iktidar biçimleri de insanlığın eşit ve adaletli koşullarda yaşaması için bir çözüm değildir model olarak görünen tek çözüm şu anda "Sosaylizm" olsa da daha önce yaşanmış bir Rusya deneyimi varki gelinen aşamada oda umut vermiyor tabi burada bir çoğunuzun buna hemen itiraz ettiğini duyabiliyorum hatta başarılı olunmadı diye yanlış mı? sorusu da sorulabilir, değil tabi uygulamalarda başarılı olunmadı diyebiliriz.Dünyamızın değişmeyeceğini belirtmek gerek dolayısıyla tüm bu yaşanılan sorunlardan arınmayacağını da bilmemiz gerek bu nedenle gelecek yeni iktidar biçimlerinde hemen gül ü gülüstanlık bir yaşamı beklemekte gerçeklikten uzak bir ütopya olacaktır...


Yunanistan'da bir sözcük var"Tyran" halk dilinde zorba krallıklara verilen bir ad,yani haksız yere tüm gücü elinde tutmak isteyen tek başına bir krallık..Dikkat ederseniz şu anda Kürtleri sömüren tüm ülkelerin hali buna benziyor yani adı "Cumhuriyet" olsa da despot yönetim ve başkanıyla Türkiye bile bu tanıma uyuyor.RTE kendi krallığı için bir saray yaptırıyor yasaları değiştiriyor darbeler ve daha neler neler bu yolda uygulanıyor Türkiye'de var olan sözde Cumhuriyet rejimi RTE rejimine dönüştürülüyor ne olduğunu kimse kestiremiyor sonu nereye varacak onu da bilen yok..


Eğemenliğini zorla tehditlerle sürüdüren "Despot" bir iktidarı yaşıyoruz ve bunlar sömürdükleri halkların kendilerine olan bağımlılığını sürekli hale getirmek için onların varsa parti liderlerini tutuklarlar en ağır cezalarla yargılarlar kentlerini yer yer yıkarlar, kendi aralarında birlik olamamış ezilen ulusları korkuyla tehditle iyice sindirerek kendilerine bağımlı hale getirirler,bu despot uygulamalara karşı tek çıkış yolu tüm ezilen halkların birleşik mücadelesinde geçecektir yani bir diğer deyimle "Ulusal birlik" ve topyekün bir kurtuluş mücadelesi ile mümkün olacaktır yoksa bu parçalanmışlık ve yaratılan düşmanca tavırlarla kürt halkı asla özgür olamayacaktır..


Kürt halkına önderlik edecek politik bir bütünlük henüz oluşmamıştır hatta yoktur diyebilirim herbir bölgenin politik ikliminde farklı meyvalar ve sofralar kurulmaktadır ve bu sofraların hepsinde kürt halkını ezen sömürgeci devletler oturmaktadır.Kürt halkının "Sarmaşık" gibi yeşillendiğinde hertarafı sarıp sarmalayan bir politik güce güvene ve inanca ihtiyacı vardır yani "Bütün Kürdistan'ı sarmalayan bir siyaset"e ihtiyaç vardır bunun şu anda koşulları var ama Kürt örgütlerinin bugünkü liderleriyle bunun mümkün olmadığını belirtmek yanlış olmaz bu yüzdende ne yazık ki kürtler efendilerine hizmet etmeye daha uzun yıllar devam edecek gibi...

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.