Kurmes Dernegi Resmi Web Sitesi

Angelina yine geldi-Erdal Er

Ankara'nın, Suriye’de kanın akması için canla başla çalıştığı günlerdi. Erdoğan 'eski dostu' Esad’la artık öfkeli hasım olmuştu. Zamanın sert esen rüzgarının şifreleri fazlasıyla kanlı günleri işaret ediyordu. Söz konusu kanlı günlerin duvar ameleliği de, kimi vaatler karşılığında Erdoğan’a verilmişti.

Suriye'de olaylar başlamadan ABD ve İngiliz büyükelçileri Hatay'da incelemelerde bulunmuş ve ardından Esad için "kardeşim" diyen Erdoğan, "kardeşini" devrimek için Suriyeli muhalifleri Antalya’da toplamış; onlara silah ve para vaadinde bulunmuştu. Beşar Esad’ın kardeşi Mahir’i 'zalimlikle' suçladığı açıklamayıda o tarihlerde yaptı. Bu minvalde, BM Güvenlik Konseyi’nde hazırlanan 'kınama' tasarısına onay vermekten söz etti.

Türkiye tıpkı 1990'larda Irak’la olduğu gibi güvenlik ve insani kriz gerekçesiyle Suriye sınırını aşarak 'tampon bölge' kurma ve hatta Suriye’ye askeri müdahale seçeneğini güçlü olasılık olarak masada tuttu, savundu. 

Erdoğan, Suriye halkına seslenerek "kapılarımız size açık, buyurun gelin" dediğinde, böylece Esad’la aralarındaki köprüleri atmış, oldu.

Bunun hayra alamet bir iş olmadığını sonraki günlerde anlayacak ve görecektik. Mülteciler üzerinden oyun kurgulayan ABD-Türkiye işe CIA'nın imaj yüzü, aktris Angelina Jolie’yi Hatay’a getirerek nelerin olabileceğinin de, işaretlerini vermişti.

İyi bir karneye sahip olmayan Angelina Jolie, BM’nin 'iyi niyet elçisi' ünvanını taşısa da, her gittiği yere iyilik değil ölüm götürdüğü de, örnekleriyle sabit.

Aralarında Afganistan, Sri Lanka, Irak ve Tunus-Libya gibi ülkelerin de bulunduğu dünyanın çeşitli yerlerinde 20 kadar mülteci kampını ziyaret etti. Jolie tarafından ziyaret edilen çoğu yer, hemen ardından savaş uçakları ve silahlı adamlarca ziyaret edildi!

Angelina Jolie, bu imajla 17 Haziran 2011'de Hatay’a ilk ziyaretini gerçekleştirdi. O gelmeden 400 kişilik medya ordusu Hatay’a çoktan kamp kurmuş, hükümet saygıda kusur etmemiş, kendisini 'Hollywood misali' karşılamıştı.

Elde edilen görüntüler, alınan fotoğraflar eşliğinde ülke insanına, dünyaya anında servis ediliyor, ‘yardım meleği’nin  çocukları nasıl sevdiği ve onun üzerinden Türkiye’nin nasıl demokratik bir ülke olduğu anlatılıyordu.

Angelina Jolie, o günlerde kendisi için de insanlık yapıyordu. 5.5 saatlik Hatay gezisini fırsata çevirip, 10 milyon dolara imza attığı ünlü Louis Vuitton markasının çantasını koluna takmayı imhal etmemişti. Her şey mükemmel planlanmıştı.

Angelina Jolie, 1 yıl 3 ay sonra yeniden Hatay’a geldi.

Hatay’da imajı bozulan kamplara gitti, yine bolca alışık olduğumuz çocukları, kadınları sevdiği sahneleri gördük.

Angelina Jolie, Ankara’ya gitti, İdris’le şakalaştı, 864 rakımlı tepeye çıktı. Sonra da kameralar karşısına geçerek; 'kampın mükemmel olduğunu, dünyanın Suriye'deki gelişmelerden büyük endişe duyduğunu' söyledi.

O böyle, dedi ama dünya da her nedense ondan endişe duyuyor! İlk geldiğinde de Hatay halkı; "geldi, gidecek ve arkasından savaş uçakları gelecek" fikrindeydi.

Belki görünürde halen batının uçakları yok ancak bir yıldan fazla zamandır Suriye’de silahlar ve bombalar da patlıyor; on binlerce insan hayatını kaybetmiş oluyor. Tam da onun ziyaret ettiği kamplardan Suriye’ye, daha fazla insanın birbirini öldürmesi adına silah taşınıyor. O, 'mükemmel kamplar'dan!

Sonuç olarak; birden fazla sorunlar toplamının karmaşıklığı içinde oyun kurucular hedefi 12’den vurmak için, çok sevdikleri demokrasi oyununa yeniden başvurdu. Angelina Jolie de, bu büyük oyunun sadece bir parçası. Batıyı yönetenlerin demokrasisi ölüm olup, Ortadoğu’yu vurmaya devam ediyor.

'Ne Esad’ın baskıcı rejimi ne de batının bombaları çözüm değil' görüşünü savunan PYD, halkların çözümü pespektifiyle demokratik özerklik modelini oluşturmuş durumda.

Bu önemli.

Neden mi?

Çünkü kan akmıyor ve insanlar ölmüyor. Batı Kürdistan’da şimdiye kadar romanlardan okuduğumuz, filmlerden izlediğimiz halkların devrimi olmuş. Hepimizin görevi bu devrime sahip çıkmaktır.

kaynak.Newededersim