Kurmes Dernegi Resmi Web Sitesi

Erdoğan Çiller´leşti tespiti ne anlama geliyor? -Erdal Er

Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bıçak kemiğe dayandı, faturası ağır olacak" sözleri ile Kürtlere katliam talimtı verdi. 

"Bıçak kemiğe dayandı" cümlesiyle sanki bugüne kadar Kürt halkına iyilik yapmış, Kürt halkı bunun kıymetini bilmedi izlenimini yaratıyor.
Oysa Erdoğan iktidarı döneminde barış ve çözüm yolu izlemedi. Bunun kanıtı AKP hükümeti ve Erdoğan’ın yaptıkları. 
Türk devletinin Kürt halkına karşı yürütiği 30 yıllık savaşın son 9 yılını Erdoğan yönetti. 
-HPG'nin ilan ettiği bütün eylemsizlik ve ateşkes kararlarına rağmen .Askeri operasyonlar hiç durmadı.

-Kürdistan dağları bombalandı, ormanlar yakıldı ve siyasi cinayetler işlendi.

-Eylemsizlik halinde bulunan yüzlerce gerillayı katledildi.

-Operasyonlarda kimyasal silah kullandı ve toplu ölümlere neden oldu.

-Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde ki tercit arttı ve sistematik işkenceye dönüştü.

-Erdoğan döneminde; siyasi soykırım operasyonları başlatıldı.

-Binlerce Kürt siyasetçi 12 Eylül askeri darbe dönemini aratan sebeplerle cezaevlerine konuldu.

-Erdoğan faşizmi Kürt çocuklarını ve kadınlarını da vurdu.

-Binlerce Kürt çocuğu işkenceye maruz kaldı ve tutuklandı.

-Resmi kayıtlara göre yetmiş Kürt çocuğu polis kurşunu ve işkencesi ile katledildi.

-DTP kapatıldı ve Ahmet Türk, Aysel Tuğluk gibi isimlerin vekilliği düşürüldü.

-İşkence karakol, kışladan sokağa taştı.

-Batıda Kürt halkına karşı linçler başladı.

-Demokratik ve barışçıl tüm girişimlere karşı "tek dil tek bayrak tek millet" sözüyle karşılık verdi.

AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış ve çözüm çağrılarına yanıt vermedi.
KCK'nin defalarca ilan ettiği eylemsizliğe operasyonlarla karşılık verildi. 
Her koşulda tasfiye sürecini hızlandıran, katliam planları yapan Erdoğan yaptıkları yetmemiş gibi şimdi de ‘bıçak kemiğe dayandı’ diyor.

AKP iktidanı bu defa Gülen cemaatiyle birlikte kapsamlı bir savaşa hazırlanıyor. 
Erdoğan’ın savaş konuşması kamuoyunda "Tansu Çiller dönemine geri mi dönülüyor?" sorusunu akla getirdi. 

Erdoğan Kürtlere karşı savaşı farklı bir konseptle yürüterek bugüne kadar getirse de yaşanan siyasal süreç ise Çiller ile aynı yolu izlediğinin açık göstergesi oldu.
 

SAVAŞ, YIKIM, ÖLÜM VE GÖÇ

Erdoğan Çillerleşti tespiti ne anlama geliyor?

"Erdoğan zaten Çillerdi" hatırlatmasını bir yana bırakıp Çiller dönemi neydi ona bakalım. 
Süleyman Demirel'in presnesesi olarak Başbakanlık koltuğuna oturan Tansu Çiller Doğan Güreş'le birlikte askeri araç üstünde üniforma içinde asker selamı vererek işe başladı.
"Kürt sorununda Bask modelini" dillendirse de1993-96 yılları arasında Kürtlere karşı tarihin en kirli savaşını yürütü. 
Kürtlere karşı topyekün savaşın özel temsilcisi Çiller, 
"Vatan için Kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir" "Ya bitecek ya bitecek!", "Terörün kökünü bu bahar kazıyacağız", "PKKye yardım eden Kürt iş adamlarının listesi elimizde" diyerek faşist uygulamalarıyla korku cumhuriyeti yarattı. 
Çiller de Tayyip Erdoğan gibi özel ordu kurmaya heveslendi ve Özel Hareket Polisleri ile savaş planını hayata geçirdi. 
Kamuoyu Özel harekat polislerinin Uygulamalarını, katliamlarını, cinayetlerinı, her fırsatta okudukları ırkçı marşları, cenazelerden kopardıkları kulak ve kesik başlarla verdikleri vahşet pozlarını hiç unutmadı. 
On binlerce insan işkencelerden geçirildi, halka dışkı yedirildi. Gözaltında kayıplar dışında 17 bin Kürt faili "belli" cinayetlerle katledildi.
Kürdistanın her yanında toplu mezarlar oluşturuldu. 
Gerillalar ve Kürt yurtseverler toplu olarak infaz edildi. Asit kuyularında eritildi.

ÇİLLER ÖZEL ORDUSUNU KURDU

Çiller döneminde Özel Harekat polisleri; JİTEM ve Hizbul-kontra adeta ölüm makinesine dönüştü.

Başta Batman, Amed, Şırnak, Siirt, Hakkari ve Urfa olmak üzere Kürdistanın tüm illerinde hergün 5-10 insan katledildi.

Hizbul-kontra şehirlerde halka terör estirildi.
JİTEMin sorgu odalarında ise yüzlerce insan işkencelerden geçirildikten sonra ya kireç kuyularına atıldı ya yakıldı ya da bir dere yatağına bırakıldı. 
Bu dönem de Kürtlere karşı terör estiren ve bu kirli savaşın unsurlarından biri de korucular oldu.

Kürt köyleri özel harekat timleri ve askerler tarafından yakılarak boşaltırken diğer yandan ise uyuşturucu çeteleri kurdular.

Türkiye ve Kürdistan'dan devletin desteklediği, içlerinde jandarma, özel tim ve polislerin olduğu çetelerden geçilmiyordu.

Çillerin kirli savaşının en önemli kollarından biri olan bu çeteler baskın düzenleyerek adam kaçırma, fidye isteme, gasp, eroin kaçakçılığı, faili meçhul cinayetler, köy basma gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı. 
Çiller; örtülü ödenek ile özel savaş için 15 bin kişi ile özel harekat ordusu kurdurdu.

İsrailden Batmana Hizbul-kontra elemanları için milyonlarca dolarlık silah satın alındı. 
Daha sonra bu silahlar kayıp silahlar olarak kayıtlara geçti.

Yine Çiller döneminde Behçet Cantürk, Hacı İnan ve Savaş Buldan gibi onlarca Kürt iş adamı katledildi. 
Çiller döneminde Devlet Güvenlik Mahkemeleri on binlerce insanı yüz binlerce yıllık cezalara çarptırdı. 
Yargı-devlet-mayfa-siyaset her şeyin tek bir amacı vardı o da Çillerin deyimi ile ‘terör’ diyerek Kürtlerin kökünü kazımaktı.

Son söz, Erdoğan 'ustalık' döneminde Çiller'in eksik bıraktığını tamamlamak istiyor.

kaynak-newededersim.com